Olympos, eski Yunancada “ulu dağ” anlamına geliyor. Dünyada bu adı taşıyan 20’den fazla dağ ve şehir adı bulunuyor. Antalya’da bulunan Olympos Antik Kenti de bunlardan biridir. Kenti, diğer liman şehirlerinden ayıran özelliği şehrin içinden Olympos çayının geçmesidir.

Olympos Antik Kentinin adı, Patara’da bulunan Likya Yol Kılavuz Anıtında Korykos olarak anılıyor. Antik Tarihçi Strabon’a göre Likya bölgesinin en büyük yerleşim yerlerinden biriymiş. Bir diğer antik tarihçi Çiçero da, Olympos’u zenginlikler ve sanat eserleriyle dolu bir kent olarak tarif etmiş.

Kentin kesin kuruluş tarihi bilinmiyor. Bununla birlikte İ.Ö. 168-167 yıllarındaki Likya Birlik sikkelerinde kentin adı geçiyor. Olympos, Likya Birliğinde üç oy hakkına sahip 6 şehirden biri olarak önemli bir yere sahiptir. Birlik içinde, Likya’nın doğusunu temsil etmiştir. Olympos, döneminin en önemli liman kentlerindendir. Kentin ortasından geçen Olympos Çayı sayesinde gemiler şehrin içine kadar girebiliyormuş.

Olympos’un temelleri eski Helenistik döneminde MÖ 300’lü yıllarda atılmıştır. Olympos ismine, tarihi kayıtlarda MÖ 78 yılında rastlanıyor. Bu tarihte Sicilya valisi Servilius Vatia, zamanın en büyük korsanı Zenicetes’i deniz savaşında yenmiştir. Zenicetes, gemilerini Olympos limanında saklamakta ve burayı kalesi olarak kullanmaktadır.

Kent, Roma hakimiyetine geçince “ager publicus” (satılık/kiralık Roma mülkü) olarak ilana çıkarılır. 3. yüzyılda korsanların sürekli saldırıları sonucunda şehir önemini yitirmiş ve halk da şehri terk etmeye başlamıştır.